MUHAFAZAKAR AHLAK İLKELERİNİ GÖZDEN GEÇİRMELİ

MUHAFAZAKAR AHLAK İLKELERİNİ GÖZDEN GEÇİRMELİ

ÜLKÜ-DER: Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi hatırasına hiç kimsenin hakaret etmeye hakkı yoktur. Atatürk'e hakaret asla cezasız kalmamalıdır


11 Mayıs 2017 22:14
font boyutu küçülsün büyüsün


ÜLKÜ-DER bir TV kanalında ve sosyal medyada kendisini hoca olarak tanıtan bazı kişilerin Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ait hakaretlerine sert tepki gösterdi. ÜLKÜ-DER’den yapılan açıklamada, “Sözde tarihçi geçinen, kendini bilmez üç şahsın kendi fantezilerini tarihi gerçek ve hatta “derin tarih” olarak lanse etmeleri kabul edilmezdir. Bu şahısların kendilerine dahi saygıları olmadığı, tarihin ve tarihi belgenin ne olduğunu bile bilmemelerine veya bilmezden gelmelerine rağmen kendilerini tarihçi olarak nitelendirmelerinden anlaşılabilmektedir. Ancak, ciddiye bile alınmayacak bu isimlerin kitaplarının çok okunan kitaplar arasında olması, dergilerinin satması ve tv kanallarında programlarının yayınlanması ise üzerinde durulması gereken konulardır. Bu isimlerin ve Atatürk’e, Atatürk üzerinden Cumhuriyet’e ve Kurtuluş Savaşı’na dil uzatan diğer şahısların yandaş bulabilmelerinin sebebi ise üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur” denildi.

“Son dönemde Atatürk’e hakaret etmenin ve bunun üzerinden nemalanmanın arttığına tanık olmaktayız” sözleriyle devam edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu durumun sebeplerinden birisi, Türkiye’deki muhafazakar görüşün Osmanlı dönemine sorgusuz sahip çıkarken, Cumhuriyete ve yakın tarihe dair ne varsa sorgusuzca reddetmek üzerine sakat bir biçimde kurulmuş olmasıdır. Tarihi ve sevilen şahsiyetlerle ilgili dedikodu ve kin güden iftiraların muhafazakar ve dindar kitlede yandaş bulması da ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir hakikattir. Bu durumun sebepleri üzerinde düşünüldüğünde, ülkemizde muhafazakar görüşün bir ideolojik duruş olarak yaşadığı ahlaki kısırlaşma ön plana çıkmaktadır. Bu açıdan, muhafazakar camiayı ve muhafazakarlık düşüncesini aşağılamak amacı gütmeyen ancak, bu kesimin ve görüşün sorunlarını ortaya çıkaracak ciddi bir analiz yapılması gerekmektedir.

Eğitim ve ilmi bilgilerle beslenmeyen bir muhafazakarlık, yobazlık, cehalet ve hurafelerce beslenmek durumunda kalmıştır. Muhafazakar camia ve ideoloji ahlaki ilkelerini yeniden gözden geçirmek ve meseleleri bu ilkeler doğrultusunda ele almak zorundadır. Bu kesimin ne yazık ki içselleştirilmiş bir siyasi ahlak anlayışı geliştirememesi ve meseleleri ele alırken akıl süzgecini değil de salt lider görüşünü esas alması, bu kesimin din adına, tarih adına, milliyetçilik adına yanlış fikirlere ikna edilebilmesinde etkili olmaktadır.

Muhafazakar kesimin benimsediği siyasi ahlakın yukarıda bahsedilen lider yönelimli olmasının dışında bir diğer sorunu da, siyasi ahlak ilkelerinin tam olarak içselleştirilememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Muhafazakar, kendisine siyasi bir duruş ve ilkeler belirlemek yerine liderinin ve kitlesinin benimsediği siyasi ahlaka sahip çıkmaktadır. Kitlesini ve karşı kitleyi düşünerek siyasi duruşun ahlakileştirilmesi ise, bağımsız ve evrensel siyasi ahlak ilkeleri üretilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Muhafazakar düşünce, siyasi ahlak ilkelerini yeniden düşünmek ve oluşturmak durumundadır.”

 

 













Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış