Oruç vücudu toksinlerden arındırır çünkü…

Oruç vücudu toksinlerden arındırır çünkü…

Kardiyoloji Uzmanı Uz. Dr. Serdar Demir, oruç tutanların beslenmelerine daha dikkat ettikleri için vücuttaki toksin maddelerinde böylece atıldığını söyledi


9 Haziran 2017 22:12
font boyutu küçülsün büyüsün


Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uz. Dr. Serdar Demir,  “Oruç tutan kişi tükettiği yiyeceklere ve içeceklere daha çok dikkat ettiğinden, ayrıca düzenli ve dengeli beslendiğinden ve gıda alımının olmadığı periyotlardan dolayı toksik maddelerden arınmaktadır. Ayrıca sigara ve alkol tüketimin azalması nedeniyle bu toksinlerin zararlı etkileri azalmaktadır” dedi.  Bu yönüyle değerlendirildiğinde  orucun mükemmel bir detoksifikasyon  sağladığını belirten Demir, şunları söyledi:  “Oruç sayesinde kalp ve akciğerlerdeki yük azalır.  Tansiyon düşer, vücutta hücre yenilenme süreci hızlanır. Mide barsak sistemi dinlenerek daha iyi çalışır hale gelir.  Karın ağrısından muzdarip bazı kişilerde ağrılar azalabilir.  Oruç tutan kişinin bağışıklık sistemi güçlenir.  Böylelikle mikrobik hastalıklara yakalanma riski ve çevredeki toksik ve zehirli atıklar dolayısı ile vücudunun zarar görme oranı düşer. Ramazan ayı forma girmek için de iyi bir fırsattır. Keza uygun gıda alımı ve düzenli egzersiz sayesinde vücut ideal görünüme de sahip olabilir.

SAHURA KALKMAYI İHMAL ETMEYİN

Oruç tutan kişiler Ramazan ayında ortalama 12-16 saatlik açlık periyodu ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşerken iftarda ve sahurda tam tersi oluyor; aniden fazla miktarda yemek tüketildiği için kan şekeri yükseliyor. Sahura kalkmayan kişinin kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar. Bu nedenle sahurda muhakkak yiyecek tüketilmesi önerilir. Ayrıca iftar ve sahurda aşırı gıda tüketilmemelidir ve her iki öğün arasında da muhakkak ara öğün alınmalıdır. Öğünlerde tüketilen besinlerin miktarı ve kalorisi normal zamandakinden çok fazla olmamalıdır. Her iki öğünde de kalorisi yüksek gıdalardan kaçınılmalıdır.  Ramazan'da şeker hastalığı sorunu olmayan kişiler tarafından ılımlı miktarda sütlü tatlı tüketilebilir. Ancak enerji kaynağı olarak meyve tüketilmesi daha uygun bir enerji metabolizması sağlar. Bununla birlikte öğünlerin proteince zengin olması da kan şeker düşüklüğünün erken başlamasını engelleyebilir. Yine lifli gıdaların da dengeli bir şekilde tüketilmesi ile iftar ve sahurda ani şeker yüklenmesinin önüne geçilebilir.  Aşırı tuzlu gıdalar, gazozlu içecekler, aşırı kafein tüketilmemelidir.  Günlük sıvı tüketimi ise 2-2,5 litrenin altına düşmemelidir.

SPOR PROGRAMINIZDA KISMİ DEĞİŞİKLİK YAPIN

Ramazan ayında zor gibi görünse de spor rahatlıkla yapılabilir. Daha önce ki aylarda spor yapanlar önceki programlarında kısmi değişiklikler yaparak spor yapmaya devam edebilir. Daha önce spor yapmayanlar içinse ramazan ayı spora başlamak için iyi bir fırsattır. Fakat aşırı sıvı ve enerji kaybettiren ağır sporlardan kaçınılması önerilir. İdeal olan başlangıçta ilk birkaç gün 20-30 dakika, ilerleyen günlerde 40-50 dakika yürüyüş gibi hafif sporlar yapmaktır. Sporun iftara 1-2 saat kala yapılması önerilir. Sindirimi kolay besinlerle iftar açıldıktan 1-1,5 saat sonra da hafif sporlar yapılabilir. 

KALP HASTALARI ÖNCESİNDE MUTLAKA KONTROLDEN GEÇMELİ

Sistemik veya kalp hastalığı olanlar ramazan öncesi doktor kontrollerini yaptırmalı ve oruç konusunda doktor önerileri dikkate almalıdır. Zira tedavi ile kontrol altındaki bazı kalp hastaları, insülün kullanmayan ve şekeri kontrol altındaki bazı şeker hastaları, hipertansiyonu kontrol altındaki bazı hastalar basit ilaç şeması değişiklikleri ve diyet önerileri ile rahatlıkla oruç tutabilmektedir.  Örneğin; yüksek tansiyonu olanların tuz tüketimine dikkat etmesi, tansiyon ilaçlarını doktorun önerdiği şekilde alması, kalp hastalarının doktor tarafından önerilen diyet ve egzersiz programlarını aksatmaması ile oruç problemsiz bir şekilde tutulabilmektedir. Günde tek doz kullanılan ilacın sahurda alınması, günde iki doz kullanılan ilacın da sahurda ve iftarda alınması sağlanarak ilaç kullanımı ile ilgili olası aksaklıkların önüne geçilebilir. Özellikle insülin kullanan ve hipoglisemi riski olan hastaların oruç tutmaması önerilmektedir. Ayrıca çoklu idrar sökücü ilaç kullanan kalp yetersizliği olan hastaların da oruç tutmaması önerilir. 

 

 













Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış